Kendi blogunu oluştur ;)
14 tane "eğitim" etiketli yazı bulundu (sayfa 1)"eğitim" tagli diger ogeler resimler , videolar
 
May
08
    
ölumsüz sevdam | 08 Mayıs 2008 01:26 | 0 fav | etiket: ,  

Tokat Eğitim Bir Sen Eğitim İşleri Sekreteri Mustafa Eraslan Orta Öğretim ve Sınıf Geçme yönetmeliğinin değiştirilmesine tepki gösterdi

Mustafa Eraslan “Basında ve kamuoyunun gündeminde yer aldığı üzere; Milli Eğitim Bakanlığı Orta Öğretim Genel Müdürlüğü, Orta Öğretim Sınıf Geçme Yönetmeliği’nde değişiklik yapılması yönünde taslak çalışmasını Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığı’nın onayına sunmuştur. Yeni Yönetmelik Taslağı; mevcut yönetmelikte belirtilen 2 dersten sorumlu geçmeyi 6 derse çıkarmayı ve en fazla 3 dersten ortalama yükseltme sınavına girme hakkını sınırsız bir duruma getirmeyi öngörmektedir. Yapılacak değişikliğe göre, sorumlu olarak sınıf geçme kolaylaşacak, kaç dersten başarısız olmalarına bakılmaksızın, öğrenciler ortalama yükseltme sınavına girebilecektir.”

Mustafa Eraslan Olumsuzlukları şu şekilde sıraladı

Sınıf tekrarını önlemek amacıyla böyle bir değişiklik yapmak; sınıfta kalma korkusunu ortadan kaldıracak, sınıf yönetimini ve okuldaki eğitim disiplinini bozacak, okulu ve öğretmeni işlevsiz hale getirecektir.

Eğitim ve öğretimdeki disiplin bozulacağından, sınıf geçme kaygısı asgariye inen şiddete meyilli öğrenciler, şiddet olaylarını artıracak ve eğitimin kalitesi düşecektir.

Liselerin üniversiteye öğrenci yerleştirme başarısı düşecek, üniversite önünde yığılma artacaktır. Liseyi bitiren fakat yüksek öğretim kurumuna girecek başarı düzeyine sahip olamayan öğrenciler, herhangi bir meslek dalında da yetişmedikleri için nitelikli iş gücünden yoksun yığınlar olarak, toplum hayatı içinde yerlerini alacaklardır. Daha önceki yıllarda yapılan bu ve benzeri değişikliklerin beraberinde ciddi sıkıntılara neden olduğu herkesin malumudur. Sendika olarak, böyle bir değişikliğin yapılmasıyla ilgili görüşlerimizi ve tepkilerimizi Genel Merkezimiz bakanlık yetkililerine ilettik. Bakanlığın bu değişiklik girişiminden vazgeçmesini bekliyoruz.

 



 
Nis
26
    
ölumsüz sevdam | 26 Nisan 2008 00:05 | 0 fav | etiket: ,  

Matematiği kolay öğrenmenin yolu araştırmayla bulundu. işte...

ABD'de yapılan bir araştırmaya göre, matematik eğitimi sırasında somut örnekler vermek en iyi yöntem değil.

Araştırmanın yapıldığı Ohio Eyalet Üniversitesinin tanımalı bilim merkezi müdürü Vladimir Sloutsky, "Matematiği somut bir örnekten yola çıkarak anlatmak çok zor. Somut örnekler, öğrenilenleri sınamak için iyi bir yöntem olabilir, ancak eğitim aracı olarak kötü yöntem" diye konuştu.

Amerikan Science dergisinin bugünkü sayısında yayımlanan araştırmaya göre, matematiği somut örneklerle öğrenen öğrenciler, soyut eğitim tarzıyla öğrenenlerle kıyaslandıklarında bunları yeni bir bağlamda kullanmakta sıkıntı çekiyorlar.

Araştırmanın eşbaşkanlarından Jennifer Kaminski, soyut yöntem formülünü öğrenmedilerse "A treni B treni ile ne zaman karşılaşır?" sorusunu çözen öğrencilerin büyük bölümünün, bu çözümü diğer örneklere uygulamayamadıklarını belirtti.

EN İYİ YÖNTEM SOYUT ÖĞRETME TEKNİĞİ

Teorilerini 4 gruba ayırdıkları 80 öğrenci üzerinde sınayan araştırmacılar, bir aritmetik sorusunun çözümünü ilk üç gruba ayrı ayrı 3 somut örnek vererek, dördüncü gruba da soyut anlatım tekniğiyle öğrettiler.

Araştırmacılar daha sonra öğrettiklerini sınamak için çoktan seçmeli bir soruyu 80 öğrencinin tamamına sordular.

Soyut yöntemle hesaplamayı öğrenenlerin yüzde 80'i doğru yanıt verirken, büyük bölümünün "kafadan atarak işlem yaptığı" diğer gruplarda sadece yüzde 43 ila yüzde 51 oranında doğru yanıt çıktı.

Vladimir Sloutsky, somut örneklerin, öğrencilerin bizzat kavrama odaklanmalarına bile engel olabilecek biçimde ilgilerini dağıtabileceğini belirterek, araştırma sonuçlarının pedagojide uzun zamandır inanılanları tartışmaya açtığına işaret etti.

Jennifer Kaminski de "Bu kavramları çok sembolik yöntemlerle anlatmak zorundayız. Öğrenciler böylece bunları çeşitli alanlara uygulamaya çok daha hazırlıklı olurlar" dedi.



AA 



 
Nis
21
    
ölumsüz sevdam | 21 Nisan 2008 00:47 | 0 fav | etiket: ,  


Af bekleyen 800 bin kişinin 400 bininin okula geri dönmesini sağlayacak öğrenci affı ile ilgili çalışmalar sürüyor. MEB ve YÖK arasında koordineli olarak çalışma yapılıyor.

AK Parti Grup Başkanvekili ve Kayseri Milletvekili Mustafa Elitaş, öğrenci affı ile ilgili çalışmanın AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Edibe Sözen, MEB ve YÖK arasında koordineli olarak sürdürüldüğünü söyledi.

AK Parti Grup Başkanvekili ve Kayseri Milletvekili Elitaş, Eğitim Hakkı Platformu (www.Af2008.org) yetkilileri ile bir araya geldi. Elitaş, öğrenci affının yasalaşması halinde bu aftan yararlanan gençlerin yüzde 99'unun mutlaka başarılı olacağına inandığını belirterek, af talebinde bulunan gençlerin diğer öğrencilere örnek gösterilecek durumda olduğunu ifade etti.

Af bekleyen 800 bin kişinin yaklaşık 400 bininin okula geri döneceğini düşündüğünü belirten Elitaş, bu öğrencilerin haksızlığa uğramaması gerektiğini kaydetti.

“AFFIN KAPSAMI, SONRA BELLİ OLACAK”

Elitaş, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın talimatıyla, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Edibe Sözen'in öğrenci affı konusunda Milli Eğitim Bakanlığı ve YÖK'le koordineli olarak çalıştığını belirterek, “Bu af çıktığında getirisi ne olur, götürüsü ne olur açıkçası bunu irdeliyoruz. Çıkacak olan affın kapsamı ve ne zaman çıkacağı konusunda kesin bilgi, bu değerlendirmeler sonrasında açıklığa kavuşacak” dedi.

Elitaş, kendisine çiçek veren Eğitim Hakkı Platformu (www.Af2008.org) temsilcilerine “Onlar bu çiçekle bizim gönlümüzü alıyorlar, biz de inşallah gençlerin gönüllerini alacağız” dedi.

ANKA



 
Oca
03
    
ölumsüz sevdam | 03 Ocak 2008 21:36 | 0 fav | etiket: ,  

Eğitim teknolojisindeki gelişme, ders işleme ve izleme yöntemlerinde çeşitliliği artırırken, kara tahtaların yerini elektronik tahtalar alıyor.

Milli Eğitim Bakanlığı'nın 2005'te okullara kurduğu etkileşimli elektronik tahtaların sayısı okul aile birliklerinin de desteğiyle hızla artıyor. Bakanlık, 1000'e yakın ilköğretim okulunda kullanılan etkileşimli elektronik tahtalardan 400 liseye daha kurmayı planlıyor.



Eğitim Teknolojileri Genel Müdürü Nizami Aktürk, elektronik tahtayı ve yararlarını şöyle anlattı: n İnteraktif elektronik tahtada, yazılımı olan bütün dersler işlenebiliyor. Elinizle tahtanın hangi kısmına dokunursanız istediğiniz işlemi ve istediğiniz şekli yapabiliyorsunuz. Buna has yazılımınız varsa tahtanın üzerinde dersi resimle anlatabiliyorsunuz, üzerinde oynayabiliyorsunuz.



HAFIZADA SAKLIYOR



Mesela haritayla anlatırken harita üzerinde oynamalar yapabiliyorsunuz. Büyük kolaylık sağlıyor. Bunu kaydedip öğrencilere gösterebiliyorsunuz.



Yapılan herşey hafızasında duruyor. Öğrencilere tekrar tekrar gösterebiliyorsunuz. Dolayısıyla aktif olarak kullanıldığında eğitimde ciddi bir kazanç sağlıyor.



Elektronik tahtalar, okul aile birliklerinin katkısıyla okullara girmeye başladı. Özel okullarda da var.



Bunlar gerçekten hakkıyla kullanılırsa, eğitime katkısı olduğu çalışmalarla ortaya çıkarsa bunların sayısı da artırılabilir.



İNTERNETTEN DERS



En büyük sıkıntı bütün öğretmenler bunu tam kullanamayabiliyor. Onun için öğretmenlere kurs veriliyor.



Bazı ülkelerde ders bittiği anda öğretmenin anlattığı ders internetten izlenebiliyor. İlerde biz de geçeceğiz.



 
Arl
11
    

Anne ve baba tarafından çocuğa sürekli verilen komutların ders çalışmasını sağlamadığı gibi başarısızlığa ittiği bildirildi.

Afyonkarahisar Kocatepe Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dekan Yardımcısı Yard. Doç. Dr. Şenay Yapıcı, 'ders çalış' baskısının çocuğu dersten soğutabileceğini söyledi. Ders çalışmaya zorlanan çocuğun başarısız olabileceğini dile getiren Yapıcı, çocuğun ders çalışması için evde elverişli şartların oluşturulması gerektiğine dikkat çekti.



Anne ve babanın çocuğunu anlamaya çalışması gerektiğini ifade eden Yapıcı, ailesinden ilgi gören çocuğun daha başarılı ve mutlu olduğunu belirtti.



Anne babanın çocuğa örnek ve yardımcı olmasının önemine işaret eden Yapıcı şöyle konuştu:"Eğer anne-baba kitap, gazete okumuyorsa, televizyon başında saatlerce kalıyorsa, çocuğun okul yaşantıları ile ilişkisi, 'ödevin var mı?', 'ödevini bitirdin mi?', 'dersine çalıştın mı?' gibi sorulardan ibaret ise bu anne-baba, çocuğunun sadece akademik başarısına önem veriyordur.



Oysa anne-baba zaman zaman çocuğu ile birlikte ödev yapmalı, ona 'ödevine yardım edebilir miyim?', 'yeni şeyler öğrendiğini hissediyor musun?' gibi sorular sormalıdır. Sürekli aynı soğuk ve sevimsiz 'yap, git, çalış, uyu, kalk' gibi emir cümleleri hem çocuğa anne-baba nazarında sevilmediği, değersiz olduğu duygusunu kazandırır hem de zamanla duyarsızlığa yol açar. Bu olumsuzluklar çocukta okula karşı isteksizliğe ve anne-baba ile iletişimsizliğe neden olur.



Ders çalışmaya zorlanan her çocuk akademik açıdan belirli bir performans gösterir ama başarı sadece akademik değildir. Sosyal ve kendini gerçekleştirme başarısı da düşünülmelidir. Bu ihmal edilirse, okul sonrası hayatında insan ilişkilerinde, meslek hayatında mutsuzluk ve tükenmişlik ortaya çıkabilir."


Zaman



 
Eki
27
    

Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, OKS sınav sisteminin yerine getirilen yeni sistemi ilk kez açıkladı. OKS'nin yerine uygulanacak Ortaöğretime Geçiş Modeli nasıl olacak?

Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, Seviye Belirleme Sınavı'nın (SBS) her yıl Haziran ayında ders bitiminde yapılacağını belirterek, ''Bu yıl İlköğretim 6. sınıflar için SBS 21 Haziran 2008, ilköğretim 7. sınıflar için ise 22 Haziran 2008 tarihinde yapılacak'' dedi.



Çelik, Ortaöğretim Kurumları Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Sınavı (OKS) ve Seviye Belirleme Sınavı'ndaki yeniliklere ilişkin basın toplantısı düzenledi. Ortaöğretime geçiş sistemi ile ilgili olarak 9 Mart 2007 tarihinde, geliştirilen yeni model ile ilgili olarak kamuoyunu bilgilendirdiklerini hatırlatan Çelik, Ortaöğretime Geçiş Sistemi (OGES) modelinini şekillendiğini ve bununla ilgili mevzuatın hazırlandığını bildirdi. Seviye Belirleme Sınavı'nın her yıl Haziran ayında dersler bittiğinde yapılacağını belirten Çelik, ''Bu yıl ilköğretim 6. sınıflar için SBS 21 Haziran 2008, ilköğretim 7. sınıflar için ise 22 Haziran 2008 tarihinde yapılacak'' dedi. Çelik, sınavda ağırlıklı olarak Türkçe, matematik, fen ve teknoloji ve yabancı dil sorularının sorulacağını ifade ederek, öğretmenleri ve öğrencileri sınav hakkında bilgilendirmek ve soru tiplerini göstermek için bu yıl Aralık ayında en az 150 okulda programların ilk dört aylık bölümlerini kapsayan pilot uygulama sınavlarının yapılacağını ve böylece soru tiplerinin test edileceğini bildirdi.



Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, ''puan hesaplamasında derslerin ağırlıklarının aynı olmayacağını'' belirterek, ''Sınavda tek puan türü hesaplaması uygulanacak'' dedi.



Ortaöğretime Geçiş Sisteminin ''yeni bir sınav sistemi'' olarak değerlendirilmesinin ''büyük bir yanlış'' olacağını belirten Çelik, ''Bu model sadece sınavdan ibaret değildir. Bir bütün olarak ilköğretim kurumlarımızdaki kaliteyi artırmaya yönelik, öğrenciyi okula bağlamaya yönelik yeni bir modeldir'' dedi.



Çelik, bu modelin yeni yürürlüğe konmuş olan müfredatla pekiştirilen bir model olduğunu ifade etti. OKS'nin neden kaldırıldığını anlatan Çelik, bu sınavın çocukları hayata hazırlama konusunda onlara herhangi bir katkı sağlamadığını söyledi.



Okulun bir amacının da öğrencilerin sosyalleşmesini sağlamak olduğunu belirten Çelik, bu sistemde öğrencilerin sosyal aktivitelere kendilerini kapattığını söyledi. Çelik, ''OKS'nin kaldırılarak yerine ilköğretim 6, 7, ve 8. sınıflarda sınav yapılacağını'' söyledikleri zaman bazı velilerin kendilerini, ''çocuklarını 6. sınıftan itibaren dershaneye gönderme zorunluluğu içinde hissettiklerini'' belirten Çelik, ''amacımız öğrencilerin dershaneye gitmesi değil, aksine öğrencinin okula bağlanmasıdır'' dedi.



''İlköğretim başarı notunun öğrencinin bir ortaöğretim kurumuna girişinde esas olacağını'' belirten Çelik, ''Bütün dersler bunun içine girecek. Öğrencimizin 6, 7 ve 8. sınıftaki okul başarısı yüzde 25 oranında bu sınavın sonucunu etkileyecektir. Bu da şu demektir; bir öğrenci okuldaki derslere önem verirse, bu kendisine avantaj sağlayacak'' diye konuştu.



''DAVRANIŞ NOTU KARNEDE''



Diğer yüzde 75'lik bölümün içerisinde yüzde 5'lik davranış puanı olduğunu belirten Çelik, bu davranış notunun da 6, 7 ve 8. sınıflarda derse giren bütün öğretmenlerin verdiği notun toplamının ortalamasının alınarak belirleneceğini kaydetti.



Çelik, ''Dolayısıyla bazı okullarda öğretmenler daha fazla not verecekler. Doğu ve Güneydoğu Anadolu'da daha fazla not verecektir'' şeklindeki itirazların doğru olmadığını düşündüklerini söyledi.



Yıllardan beri ÖSS'de ortaöğretim başarı puanı uygulaması olduğunu anımsatan Çelik, ''Lisedeki öğretmenlerimizi gereksiz yere bazı öğrencilere fazla not vereceği endişesi içerisinde olmadığımıza göre, ilköğretimde derse giren arkadaşlarımızın böyle bir şey yapacağı varsayımından hereket etmenin doğru olmadığını düşünüyorum'' diye konuştu.



Çelik, öğretmenler tarafından verilecek bu puanın not defterine kaydedileceğini, karnede de ayrı bir bölüm olarak gösterileceğini söyledi. Öğrencinin yüzde 25'lik ilköğretim başarı puanı, yüzde 5'lik davranış puanı alınacağını belirten Çelik, ilköğretim 6, 7 ve 8. sınıflarda girdiği SBS'lerde aldığı notların da toplamının alınacağını, belli bir hesaplamayla öğrencinin Ortaöğretime Geçiş Puanının ortaya çıkacağını söyledi. Çelik, şöyle devam etti: ''6. sınıftaki çocuklarımızın SBS'den aldıkları puanın yüzde 25'i, 7. sınıftaki çocuklarımızın aldığı puanın yüzde 35'i ve 8. sınıftaki aldıkları puanının da yüzde 40'ı alınacak. Yüzde 25'lik başarı puanı ve yüzde 5'lik davranış puanı ile birleştirilecek. Böylece öğrencimizin ortaöğretime geçişteki ham puanı ortaya çıkacak. Yine merkezi yerleştirme sistemiyle tercih yaparak öğrencilerimiz girmek istedikleri ortaöğretim kurumlarına girmiş olacaklar.''



YABANCI DİL SORUSU DA VAR



Sınavların her yıl dersler bittikten sonra yapılacağını belirten Çelik, sınavda ağırlıklı olarak Türkçe, matematik, sosyal bilgiler ve yabancı dilden soru sorulacağını söyledi. Yabancı dilde de bundan sonra sorusuna da yer verileceğini kaydeden Çelik, sınavda ilköğretim 6. sınıf öğrencilerine 80, 7. sınıf öğrencilerine 90 ve 8. sınıf öğrencilerine ise 100 soru sorulacağını bildirdi.



Çelik'in verdiği bilgiye göre, sınavda çıkacak soru sayısı şöyle:



6. sınıf 7. sınıf 8. sınıf



Türkçe 19 soru 21 soru 23 soru



Matematik 16 soru 18 soru 20 soru



Fen Bilg. 16 soru 18 soru 20 soru



Sosyal B. 16 soru 18 soru 20 soru



Yabancı Dil 13 soru 15 soru 17 soru



Çelik, ayrıca derslerin ağırlıklarının aynı olmayacağını belirterek, testlerin ağırlık katsayılarında Türkçe ve matematik testlerinin ağırlığının 4, fen bilgisi ve sosyal bilimler testlerinin ağırlığı 3 ve yabancı dil testinin ağırlığının ise 1 olacağını söyledi.



Sınavda tek puan türünün hesaplanacağını belirten Çelik, ''Özellikle Türkçe-Matemetik, Matematik-Fen denilen sistemin üniversiteye girişte olmasının daha uygun olacağını düşünüyoruz. İlköğretimdeki çocuklarımız, bütün dersleri alıyorlar. Alanlara ayrılma olmadığına göre, aldığı tüm derslerden tek bir puan ile değerlendirilmelerinin çok daha doğru olacağını düşünüyoruz'' diye konuştu.



TÜM İLKÖĞRETİM ÖĞRENCİLERİ İÇİN ZORUNLU DEĞİL



Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, SBS'nin tüm ilköğretim öğrencileri için zorunlu olmadığını belirterek, ''SBS'de alınan puanların uygulanması genel liselerde, Anadolu uygulaması yapmayan meslek liselerinde ve özel yetenekle öğrenci alan spor liseleri ve güzel sanatlar liselerinde söz konusu olmayacak'' dedi.



Çelik, Ortaöğretim Kurumları Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Sınavı (OKS) ve Seviye Belirleme Sınavı'ndaki (SBS) yeniliklere ilişkin basın toplantısı düzenledi.



İlköğretimde okuyan tüm öğrencilerin SBS'ye girme zorunluluğunun olmadığını belirten Çelik, sistemin bütün ortaöğretim kurumlarında uygulanmayacağını kaydetti. Çelik, ''SBS'de alınan puanların uygulanması genel liselerde, Anadolu uygulaması yapmayan meslek liselerinde ve özel yetenekle öğrenci alan spor liseleri ve güzel sanatlar liselerinde söz konusu olmayacak'' dedi.



Bu yıl 7. sınıfta SBS'ye girecek öğrenciler için farklı bir uygulama yapılacağını dile getiren Çelik, 7. sınıfta girilecek SBS'nin yüzde 40'ının etkili olacağını, bu öğrencilerin 8. sınıfa geçmesiyle de bu sınıfta sınavın yüzde 60'ının etkili olacağını anlattı.



''Bir öğrenci 6. sınıfta SBS'ye girmedi. Spor lisesine ya da Güzel Sanatlar Lisesine gireceğim diye bu sınava girmedi. Fakat bir üst sınıfa geçtikten sonra kararı değiştiyse bu sınavın tekrarı olmayacaktır'' diyen Çelik, öğrenciye kaçırdığı sınıftaki en düşük SBS puanını verileceğini açıkladı. OKS'nin bu yıl son kez yapılacağını hatırlatan Çelik, yeni sistemin bütünüyle 2009-2010 eğitim-öğretim yılında uygulanacağını söyledi.



''BAŞVURU ÜCRETİ 10 YTL''



Bugüne kadar OKS'ye başvuran öğrencilerden 15 YTL aldıklarını anımsatan Çelik, bu ücreti aşağı çektiklerini, yüzde 30'dan fazla indirim yaptıklarını bildirdi. Çelik, buna göre öğrencilerin sınav başvurusu için 10 YTL ödeyeceklerini söyledi. Çelik, puanların, kontenjanların ve yerleştirmenin elektronik ortamda, puan üstünlüğü esasına göre yapılacağını bildirdi.



''PİLOT SINAV UYGULAMASI''



Yeni sistemin öğretmenler tarafından anlaşılması, öğrenciler tarafından da soru biçimlerinin görülmesi için Aralık ayında 150 okulda ''pilot sınav uygulaması'' yapacaklarını anlatan Çelik, sınavın 4 aylık döneme ait konuları kapsayacak şekilde olacağını kaydetti. Bunun dışında bakanlıkça ''örnek sorular'' yayınlayacaklarını da belirten Çelik, bunun öğretmenlere ve öğrencilere rehber olacağını anlattı. Sınavların değerlendirileceğini ifade eden Çelik, öğrenci ve öğretmenlere anket uygulanarak soruların yene öğretim programlarına uygun olup olmadığının da belirleneceğini söyledi.



''HER TÜRLÜ ELEŞTİRİYE AÇIĞIZ''



Ortaöğretime Geçiş Modelinde sadece öğrencilerin performansının ölçülmeyeceğini belirten Çelik, bu sistemle öğretmenlerin performansının da ölçüleceğini kaydetti. Yeni modelin sadece bir sınav modeli olmadığını dile getiren Çelik, ''Okullarımızın, öğrencilerimizin eğitime yaklaşımını yeniden sorgulamalarını sağlayacak çok önemli bir anlayış değişikliğidir'' dedi. Uygulama esnasında ufak tefek sorunlarla karşılaşılabileceğini ifade eden Çelik, ''Getirdiğimiz her yeni model uygulama esnasında bazı problemlerle karşılaşabilir. Ancak uygulama içerisinde önceden öngöremediğimiz problemler bulursak bu konuda da her türlü eleştiriye, yeni teklife de açık olduğumuzu ifade etmek istiyoruz'' diye konuştu.



''DEZAVANTAJLI BÖLGELER''



Çelik, yıllardan beri şikayet edilen, Türkiye'de bir fırsat eşitsizliğinin olduğunu, bu konuyla ilgili olarak ilk kez bu basın toplantısında açıklama yapacağını söyledi. Bu konuda herkesin düşünmesi gerektiğini belirten Çelik, sözlerini şöyle sürdürdü: ''Hakkari'nin Çukurca ilçesindeki çocuklarımız da, Çankaya'daki, Kadıköy'deki, Nişantaşı'ndaki çocuklarımız üniversite sınavına girerken aynı sorulara muhatap oluyorlar. Verdikleri cevaplar aynı kıstaslara göre değerlendiriliyor. Aynı şey, ilköğretimden ortaöğretime geçerken de söz konusu. Daha önceden de söz konusuydu. KPSS'de de aynı durum var. Halbuki ABD'de dezavantajlı bölgelerle ilgili olarak, bu dezavantajları asgariye indirecek uygulamalar yapılıyor. Dezavantajın oranına göre ekstra puanlar verilir. Bu, Milli Eğitim Bakanlığı'nın şu anda uyguladığı, uygulamaya karar verdiği bir şey değildir. Ben kamuoyunda tartışılsın diye bunu ilk defa burada ifade ediyorum. Lütfen, bu işe aklı eren, sistemi bilen bütün eğitim uzmanlarımız, düşünce adamlarımız, Türkiye'de her alanda olduğu gibi bu alanda da 'fırsat eşitliği nasıl oluşturabiliriz' meselesi üzerinde kafa yorsunlar. Ben bunu tartışmaya açıyorum.''



ÖZEL ÖĞRETİM KURUMLARI



Çelik, daha sonra soruları yanıtladı. Bir gazetecinin, ''Özel okullara yerleştirme nasıl yapılacak? Milli Eğitim Bakanlığı tarafından mı gerçekleştirilecek, yoksa Özel Okullar Birliğince ayrıca bir sistem mi geliştirilecek?'' sorusuna, Bakan Çelik, ''Puan hesaplamasında farklı bir sistem olmayacak ama bugüne kadar biz özel öğretim kurumlarına kendi yerleştirmelerini kendilerine bıraktık. Yine yapabiliriz bunu...'' karşılığını verdi.



''64 SORUDA ORTAÖĞRETİME GEÇİŞ SİSTEMİ''



Basın toplantısının sonunda, yeni sistemin daha anlaşılır olması ve soru stillerinin görülmesi açısından ''64 Soruda Ortaöğretime Geçiş Sistemi ve Örnek SBS Soruları'' isimli kitapçık basın mensuplarına dağıtıldı. Kitapçıkta, Bakan Çelik'in açıklamalarına ek olarak şu bilgilere yer veriliyor: ''-Açık İlköğretim Okulu öğrencileri yaşları itibariyle ortaöğretim nüfus çağını geçmemeleri koşuluyla ve ayrıca özel eğitime muhtaç öğrenciler de dilerlerse SBS'ye girebilecekler. -SBS'de müzik, beden eğitimi, resim iş ve seçmeli dersler ile rehberlik ve sosyal etkinliklerden soru sorulmayacak. -Özel yetenek gerektiren liselere öğrenici alımı halen uygulanan sistemdeki şekliyle devam edecek. -Fen liseleri, Anadolu liseleri, sosyal bilimler ve öğretmen liselerine yerleştirme, öğrencilerin Ortaöğretime Yerleştirme Puanı, bakanlık tarafından belirlenen baraj düzeyini geçmiş olmaları şartı ve tercih sıralamalarına göre yapılacak. -Devlet korumasında Çocuk Esirgeme Kurumu'nda kalan öğrenciler SBS için ücret ödemeyecek. -Din kültürü ve ahlak bilgisi sorusu sosyal bilgiler sorularının içinde yer alacak. Ancak bu dersten muaf olanlar için Sosyal Bilgiler sorularının içinde alternatif soru hazırlanacak. -İlköğretim okullarında seçmeli olarak okutulan yabancı dil derslerinden soru sorulmayacak. -SBS ve OKS kılavuzlarının yayımlanacağı zaman daha sonraki bir tarihte duyurulacak. -SBS ve OKS ile ilgili kılavuzları ''http://meb.gov.tr ve http://oges.meb.gov.tr internet adreslerinden yayımlanacak. -Yurtdışında bakanlığa bağlı herhangi bir eğitim kurumunda öğrenim gören öğrenciler isterlerse SBS'ye katılabilecekler. -2008 yılından sonra askeri okullara, polis kolejine ve özel okullara giriş, kendi kurumlarınca belirlenen usul ve esaslara göre yürütülecek. -Okulun genel başarı ortalaması SBS sonuçlarına yansımayacak.''


AA



 
Eki
05
    
Yeni sisteme göre öğrenciler alan değiştirebilecek
Tüm Türkiye Haberleri
Ortaöğretim kurumlarında 10'uncu sınıfın sonunda, bir üst sınıfa geçebilecek öğrenciler yeni ders yılının ilk bir ayı içinde not şartı aranmaksızın alanını değiştirebilecek.

Ortaöğretim Kurumları Sınıf Geçme ve Sınav Yönetmeliği'nde değişiklik yapıldı.
Alanını değiştiren öğrenci, yöneldiği yeni alana ait alt sınıfın görmediği alan dersleri ile gördüğü halde haftalık ders saati sayısı farkı, bir ders saatinden fazla olan alan derslerinden sorumlu tutulacak ve bu derslerden alan değişikliğini takip eden ilk ortalama yükseltme vesorumluluk sınavları döneminde sınava alınacak.
Öğrenci, yeni alanında okutulmayan önceki alanına ait sorumlu olduğu alan derslerinden muaf tutulacak, ancak sorumlu olduğu seçmeli derslerin sorumluluğu devam edecek.
Sınıf tekrarına kalan öğrenciler de yeni ders yılının ilk bir ayı içinde not şartı aranmaksızın alanını değiştirebilecek.
Yazılı sınavlarda de değişikliğe gidildi
Yönetmeliğin, yazılı ve uygulamalı sınavlarla ilgili maddesi de yeniden düzenlendi.
Daha önceki yönetmeliğin, "Yazılı sınavların süresinin bir ders saatini aşamayacağı" şeklindeki hükmü, "Zorunlu hâller dışında yazılı sınav süresi bir ders saatini aşamaz" olarak değiştirildi.
Yazılı sınavlarda sorulacak soruların sayısı da yönetmelikte netleştirildi. Klasik türde yapılan yazılı sınavlarda en az beş soruya yer verilecek.
Çoktan seçmeli, eşleştirmeli, kısa cevaplı, açık uçlu, doğru-yanlış tamamlamalı ve benzeri sınav türlerinde ise soru sayısı çok, sorular ise kısa cevaplı olacak.
Soruların konulara göre dağılımı yapılırken ağırlık, bir önceki sınavdan sonra işlenen konulara verilerek geriye doğru azalan bir oranda ve işlenen konulardan seçilecek.
Sınavlardan önce sorularla birlikte cevap anahtarı da hazırlanarak sınav kağıtlarıyla birlikte saklanacak. Cevap anahtarında her soruya verilecek puan, ayrıntılı olarak belirtilecek.
Sözlüde sosyal etkinlik ve projeler etkili
Öğrencilere sözlü puanı verilirken, öğrencilerin sosyal etkinliklerdeki çalışmaları ve dersle ilgili proje çalışmaları da değerlendirilecek.
Sorumlu olarak sınıf geçmeyle ilgili yönetmelik maddesinde, "Doğrudan veya yılsonu başarı notu ile sınıfını geçemeyen öğrencilerden alt sınıflardaki sorumlu olduğu dersler de dâhil, başarısız olduğu ders sayısı en fazla iki olanlar bir üst sınıfa devam ederler. Alt sınıftaki dersler de dahil, ikiden fazla sorumlu dersi bulunanlar ise başarısız sayılırlar" hükmüne, 10'uncu sınıftan sonra alan değiştiren öğrencilerle ilgili bir ekleme yapıldı.
Buna göre, 10'uncu sınıf sonunda sınıfını geçebilecek durumda iken alanını değiştirenler ile nakil ve geçişlerden dolayı alanını değiştirenlerin yeni alanında sorumlu tutulacağı dersler o öğretim yılı için sorumlu ders sayısına dahil edilmeyecek.


















 
Eyl
13
    

Uzmanlar anne ve babaları uyarıyor.Yaz boyunca televizyonla ilgili hiç bir kısıtlamayla karşılaşmayan çocuklarınızı eğitime adapte olabilmeleri için televizyondan uzak tutun!

Çocukların televizyondan yavaş yavaş uzaklaştırılması gerekiyor. Bu, okul dönemi kurallarına adapte olmak için önemli bir adım. Kayseri Erciyes Üniversitesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları, Çocuk Nörolojisi Uzmanı Prof. Dr. Sefer Kumandaş, yaz tatilinde çocukların sabah erken saatten akşam geç vakitlere kadar televizyon seyrettiğini belirterek, bu durumun değişmesi gerektiğini ifade etti. Kumandaş, ailelerin şimdiden yavaş yavaş çocuklarını televizyonsuz bir döneme hazırlamalarını tavsiye etti.



Televizyon bağımlısı çocukların derslerinin, dil gelişimlerinin ve anlama kabiliyetlerinin olumsuz etkilendiğine dikkat çeken Prof. Dr. Kumandaş şu uyarılarda bulundu:



"Televizyon bağımlısı çocuklar, istekleri için yetişkinlerin elinden tutmayı, işaret etmeyi tercih ederler, kısa konuşurlar. Göz kontağı kurmaktan kaçınırlar. Duygusal bağ kurmaları güçleşir. Öpülmeyi ve kucaklanmayı sevmezler. "



Klinik psikolog Nevzat Tekin, okul açıldığında öğrencilerin yatış, kalkış, yemek ve oyun saatlerinde değişiklik olacağını hatırlatarak, ilk ders zili çalmadan önce anne-babaların okul dönemine ilişkin kurallar belirlemesi gerektiğini söyledi. Tekin, çocukların biyolojik saatlerinin yeni sisteme ayak uydurması için kuralların okul açılmadan en az iki gün önceden başlatılması önerisinde bulundu.


Zaman



 



 
Eyl
12
    
Türkçe bilim dalı olma özelliğini yitirmek üzere. Uyarı çok önemli.
Muğla Üniversitesi ve Türk Dil Kurumu'nca düzenlenen ''Türkoloji Günleri-II'' çalıştayında, Türkoloji alanında yapılan çalışmalara gerekli maddi ve manevi destek sağlanmadığı için çalışmaların istenilen düzeyde olmadığı bildirildi.

Sonuç bildirgesindeki en dikkat çekici tespit ise şöyleydi;

-"Türkçe, çeşitli nedenlerle yaşadığı yozlaşma ve yabancılaşma nedeniyle bilim dili olma özelliğini kaybetme tehlikesiyle karşı karşıya...

-"Türkçe'nin ihmal edilerek çeşitli yollarla yabancı dille öğretimin tercih ve teşvik edilmesi üzüntüyle izleniyor."
Kaynak: AA



 
Tem
31
    
ölumsüz sevdam | 31 Temmuz 2007 16:54 | 0 fav | etiket: , ,  
Okulcebimde interaktif veli bilgilendirme sistemi, nihayet hayata geçti. Artık tüm veliler, okuldaki çocukları hakkındaki bilgilere sms yoluyla ulaşacak.

Vodafone-Erboy ortaklığı ile hayata geçirilen bir proje kapsamında bir öğrencinin notları ,devamsızlık bilgileri, sınav tarihleri, servis bilgileri, sağlık bilgileri, öğretmenin öğrenci hakkındaki görüşleri, okul duyuruları vb diğer bilgilerin gsm farkı olmaksınsızın velini cep telefonuna iletilecek.

Geçen sene içerisinde çeşitli illerde valilik olurlarıyla test çalışmalarını başarıyla tamamlayan proje sayesinde devamsızlıkların büyük ölçüde azaldığı tespit edilmiş, velilere gönderilen not mesajları ve diğer bilgi mesajları sayesinde öğrencilerin not ortalamalarında da belirgin farklılıklar tespit edilmiştir.

Bu projenin aktif hale gelebilmesi ve kurulumu için eğitim kurumunun hiç bir ücret ödemesine gerek yok. Sadece çocuğu hakkında açıklanan bilgilere ulaşmak isteyen velinin sisteme abone olması gerekiyor.

Ayrıca bu sistem sayesinde veli 0542 704 5050 numaralı sesli yanıt servis hizmeti, vodafone kullanıcıları 4463 sms bildirim servisine gönderecekleri sms kodları sayesinde 7/24 çocuğu hakkındaki tüm bilgilere normal tarife üzerinden ulaşabilir.

Örneğin veli not yazıp 4463 e gönderdiği takdirde not bilgileri kısa mesaj yoluyla veliye iletiliyor. Bu faydalı projeden yararlanmak istiyorsanız, abonelik ücreti yıllık ilkokullar için 10.00 ytl, liseler için 15 ytl,üniversiteler için sadece 25 ytl.